Baterinin Tarihçesi

  • #

     

    Davullar tarihin en eski savaş ve dans çalgılarıdır. Bateri, davulun günümüze ulaşmış halidir. Bu yazımızda, baterinin tarihsel gelişimini inceleyeceğiz. Bateri 20. yüzyıla yaklaşırken Amerika’da görülür ve gelişir. Kelime kökeni Fransızca’dan gelir, “battre” vurmak demektir, “batterie” kelimesi vurulan, vurmalı çalgılar takımı anlamına gelir. Amerika’da gelişen baterinin bütün parçalarında başka kültürlerden etkilenme vardır.

    1860’lı yıllarda müzik gruplarında birçok davulcu bulunuyordu. Hepsi tek bir davul çalıyordu. Alttaki fotoğrafta gördüğünüz gibi, gruplarda zil çalan, trampet çalan, bas davul çalan birer eleman vardı.

    1870’lerde çoğu orkestrada davul çalan eleman 2 davul çalıyordu. Bu fotoğrafta bir bas davul ve trampet görülüyor. Aynı anda daha çok davul çalma isteği ve bunun davulcuya getirdiği kolaylık, baterinin gidişatını belirlemiştir. Kapalı alanlarda müzik yapan gruplar, eleman sayısını azaltmak istiyordu.

    1880’lerde Amerika’ya olan göçler sayesinde, davulculuk çok kültürlülükten etkilendi. Afrika’nın davulları Amerika’daki davul kültürünü etkilemişti. Çin’den gelen göçmenler zilleriyle ve ağaçtan yapılmış davullarıyla(tomlar), bu kültürü etkilemişlerdir. İnek çanları da bu yıllarda davulcuların kullandığı bir enstrüman haline gelmiştir.

    1890’larda bas davulunun bir pedal entegre edilerek ayakla çalınması keşfedildi. Ayrıca ziller ve tom davulları da Çin’de bulunup, bateri setine eklenmiştir.

    Bilinen ilk gerçek anlamda bateri ve baterist 1900’lü yıllarda ortaya çıkar. İlk bateriler 1900’lü yıllarda bir davulcunun bir anda daha çok davul çalabilmesi için dizayn edilmiştir. James Lent ve Buddie Gilmore bilinen ilk bateristlerdir.

    1910’larda modern anlamdaki bas pedalı keşfedilmiştir.(Ludwig Pedalı) Bu yıllarda yapılan pedallardan bazıları sadece ağaçtan yapılıyordu. Buradaki amaç, perküsyoncu sayısını azaltmaktı. Kick pedalının icadı baterinin oluşmasını sağlayan asıl etkendir.

    1913 yılında patentlendirilen sinek toplama fırçaları, bugün bildiğimiz ve kullandığımız bateri fırçalarının fikir babasıdır. Daha sonra bagetler ortaya çıkar.

    1920’li yıllara ait bir baterinin son hallerini görüyorsunuz.

    1927 yılında yayına giren ilk sesli film olan “Talkies” birçok davulcuyu işsiz bırakmıştı. Bu filme kadar filmlerde bazı sahnelerdeki etkiyi arttırmak için davullar kullanılıyordu. Bu gelişme davulcuları yeni bir arayışa itmiştir.

    Osmanlı’dan Amerika’ya göçen Zilciyan ailesi 1929 yılında Zildjian firmasını kurar. Günümüzde de hala üretime devam eden bu firma, dünyanın en büyük zil firmalarındandır. Avedis Zildjian firmanın kurucusudur ve oğulları şirketi devam ettirmiştir.

    1929 yıllarında ilk Hi-Hat zilleri görülür. Bu hi-hat zilleri çok küçük boyutlardadır. High hat(yüksek şapka) isminden kısaltmadır. O yıllar low boy, low hat de denirdi.

    1930’lu yıllarda bateri genel olarak bugün çaldığımız haline ulaşmıştır. Temel olarak baterinin parçaları şunlardır: Bas davul, snare davul, tom davulları, hi hat zili ve diğer büyük ziller. Genellikle inek çanı(cow bell) de kullanılıyordu. Gene Krupa bu parçaları ilk defa bir araya getiren baterist olduğundan, ilk gerçek baterist olarak görülür.

    1950’li yıllarda Rock müziğinin yaygınlaşmasıyla bateriye daha çok tom davulu, zil eklenmiş, bazen 2 tane bas davul kullanılmıştır. 1940’lara kadar Jazz müziği etkinken, 40’lardan sonra müzik Bebop ve Rock’n Roll’a evrilmiştir. Baterinin asıl yaygınlaşması, davulcuların jazz müzisyenlerine eşlik etmesiyle olur.

    1960’lara kadar davulcular bagetlerden şikayet ederdi çünkü bagetler çabuk aşınır ve kullanışsız hale gelirdi. Joe Calato isimli bir müzisyen, naylon ve ağaçtan yapılan bir baget tasarlamış ve bagetlerin hem kullanımını kolaylaştırmış hem de ömrünü uzatmıştır. Bahsettiğimiz bagetler bugün kullandığımız bagetlerin haline benzer.

    1965 yılında The Beatles grubu bateristi Ringo Starr match grip baget tutuşunu kullanmıştır. Bu zamana kadar genelde traditional grip tutuşu ile bateristler bateri çalıyordu.

    1976 yıllına yakın elektronik bateri Karl Bartos tarafından üretilmiştir, evinde ve sessiz olunması gereken yerlerde de bateri çalınması için ve 1997 yılında Yamaha ve Roland gibi firmalar sayesinde modern hale gelmiştir. Zamanla, akustik baterilerde de deri yerine plastik kullanılmaya başlanmıştır.

    1980’lerde 2 bas davulu kullanmak yerine, tek bas davulunda 2 pedal kullanmak keşfedilmiştir.

    Günümüzde halen bateri evrimine devam etmektedir, her baterist kendine özgü setup’lar yaratmakta ve teknikleri hızlı bir şekilde ilerlemektedir.