Türk Kültüründe Davulun Yeri

  • #

    İslamiyetten önce kurulan Orta Asya Türk devletlerinde “davul”, hem varlık, bağımsızlık ve egemenlik simgelerinden biri, hem de askeri müzik topluluklarını oluşturan “tuğ takımları” ile Eski Türk İnancının ve din ululuları Kamların (Şamanların) baş çalgısı olmuştur.

    Davulun derin anlamlara sahip olması ve Türk coğrafyasında son derece yaygın olmasının birinci nedeni, Türklerin ilk çalgılarından biri olması ile ilişkilidir.

    Davulun Türk kültürü açısından önemli oluşunun ikinci nedeni ise kutsallığıdır. Eski Türk inancının hâkim olduğu Orta Asya Türklerinde, din adamları kamların başlıca araçları davullarıdır. Kamlar, yaptıkları tedavi (sağaltım) ve dualarda davullarını mutlaka yanlarında bulundurmuş, davul eşliğinde ilahiler söyleyerek törenlerini icra etmişlerdir. Bu da davula, hiçbir çalgının sahip olmadığı kutsal bir içerik yüklemiştir.
    Kam ayinlerinde (ritüellerinde, seanslarında) davul, ruhlarla iletişime geçmek, kötü ruhları topraklardan kovmak gibi çeşitli amaçlara hizmet etmiş; kimi zaman kamın göğe yükselmesini ya da yer altına inmesini sağlayan bir aracı, bineği (atı) vazifesini görmüştür.

    Davulu Türk kültüründe önemli bir yere koyan üçüncü neden, davulun hâkimiyet ve devletin simgesi oluşudur. Eski Türk devletlerinde hâkimiyet sembolleri otağ veya Hakanın (Kağan'ın) çadırı, kotuz (şapka tüyü), yay, tuğ ve davuldu. Örneğin Büyük Hun Devleti’nde “davul”, tuğ ile eş anlamdaydı ve devletin, bağımsızlığın simgesiydi. Eski Türk Kağanları, yeni tayin edilen komutan ve beylerine, belirli sayıda tuğ ve davul verirlerdi. Her komutanın rütbesi, aldığı tuğ sayısına göre değişirdi. Bu anlamda davul, siyasi açıdan “tanıma” manasına gelmekteydi.
    Davulun devletin simgesi olması, devletin diğer bir sembolü olan tuğ takımlarında (askeri müzik takımlarında) başlıca çalgı olmasına neden olmuştur. Elbette davulun sahip olduğu güçlü ve etkili sesin askeri müziğe olan uyumu da bunun diğer ana nedenidir.

    Davul askerî müzik takımlarında yer almakla beraber, savaş başlangıcında, savaş esnasında ve bitişinde önemli bir haberleşme aracısıdır. Öyle ki davulun doğru şekilde çalınması savaşın neticesini etkileyecek öneme sahiptir. Bu nedenlerle Orhun Kitabelerinde savaş araç gereçleri arasında sayılmıştır.
    Davulun farklı çalınış biçimleri, halkın iyi ya da kötü bir haber almak üzere toplanmasına, savaşa karşı uyarılmasına, yarışma ve eğlencelerin duyurulmasına kadar pek çok anlamı içermekteydi.

    Yedinci madde ise davulun (özellikle gök davul adı verilen küçük davulların) avcılıkta kullanılmasıdır. Av esnasında hayvanları ürküterek tuzak bölgesine
    çekmek için davullar kullanılmıştır.

    Sekizinci madde, davulun eğlencelerin vazgeçilmez parçası olmasıdır. Davul, önceleri boru ile daha sonra zurna ile Türk düğünlerinin, festival ve diğer eğlencelerinin başlıca çalgısı olmuştur. Bu anlamıyla da Türk kültür yaşantısında büyük bir öneme haizdir. Davul, güçlü sesi ile debdebe amaçlı olarak hem hükümdar saraylarında hem de halk içinde kullanılmıştır. Bu şekilde coşkunun ve bazen de gösterişin dili olmuştur.
    Davul sadece eğlenceli anların değil, acının da dili olmuştur. Nitekim yug/yog (cenaze) törenlerinde de davul yer almıştır.
    Örneğin Asya Hunlarının devamı niteliğindeki Avrupa Hunlarının ünlü hükümdarı ''Tanrı'nın Kırbacı'' Başbuğ Atilla Han'ın ölümü sırasında yapılan yoğ töreninde, onun macerasını anlatan ağıtlar çalınıp söylenirken, dinleyenlerin yüzlerini yırtıp kanattıkları, atlarıyla ölünün etrafında dolaştıkları, düdüklerin, davulların, çalıp-söyleyen ozanların ağıtları ile acılarını ve gözyaşlarını akıttıkları söylenmektedir.

     

    Tabl-ı Beşaret: Bir kale fethedildiğinde çalınan davuldur.

    Tabl-ı Asayiş: Savaşta gece bastırınca, çarpışmayı durdurmak için çalınan davuldur.

    Tabl-ı Cenk(Tabl-ı Saf): Savaşın başladığını belirtmek için vurulan davuldur.

    Tabl-ı Cenk-i Harbi : Savaş bitince, divan toplantısının yapılacağını duyurmak için çalınan davuldur.

    Tabl-ı Derbend: Yatsı vaktinden sonra, kervansaraylarda, hanlarda, şehir kapılarında kapıların kapanacağını duyurmak için çalınan davuldur. Bu davul çalındıktan sonra kimse içeri alınmaz ve kimsenin dışarı çıkmasına müsaade edilmezdi.

    Tabl-ı Ordugah Nöbetleri: Karakollardaki erlerin ve kalelerdeki nöbetçilerin gece nöbetinde uyumaması için çalınan davullardır.

    Tabl-ı Lağım : Kale kuşatmaları sırasında düşman kuvvetlerinin, kale duvarını yıkabilmek için lağım kazdığını tespit etmek için kullanılan davullardır.